Blog





E-Bülten

Anket

  Sizce; zihne daha kısa ve kolay yoldan ulaşacak, daha etkili ve kalıcı terapi kuram ve yaklaşımlarına ihtiyaç var mı ?

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,84 TL
1 € = 4,53 TL
164821 Ziyaretçi

BİLİNÇDIŞI DUYGU ÜZERİNDEN, BEDENE YANSIYAN KORKU TEPKİSİ

BİLİNÇDIŞI DUYGU ÜZERİNDEN, BEDENE YANSIYAN  KORKU TEPKİSİ

 

Duygusal olarak zaman içinde bilişsel, davranışçı, dinamik ya da varoluşçu yapılar ile zihne kodlanan olumsuz duygular kaçınma davranışlarını oluşturur. Normalde prensip “kaç yada savaş” dır. Ancak zihin çoğu kere kaçınma yönünde karar verir. Alınan bu karar geçmişdeki o an için faydalı da olsa ileriki zaman diliminde yaşamı olumsuz etkiler. Yaşamın içindeki olması gereken bir fonksiyonun iptali demektir.

Vajinismusda ilişki anında ortaya çıkan kasılma, kapanma, itme ve geri çekilme davranışı da yukarıdaki süreçten kaynaklanır.

İlişki anında çıkan bu süreç çoğu kere muayene ve vajinal çalıştırmalarda da ortaya çıkar.

Hasta acı duymayacağını bilse dahi bilinçdışından gelen bu otomatik kaçınma davranışının önüne geçmekte iradi sistem olarak başarısız kalır.

Bu durumda terapide dikkat edilmesi gereken nedir ? İsterseniz bunu bir hikaye ile aktaralım;

Eşimle birlikte Şirince kasabasına gezmeye gittik. Eski Rum evleri, dar sokaklar, parke taşları… Eşimin elinde fotoğraf makinası ve kasabaya ait anları kaydediyor.. Dar ve yukarı doğru eğimli bir sokak… İki tarafında eski evler… Sokağın en üstünde sarı renkli irice bir köy köpeği… Sakince oturuyor… Eşim onu fotoğraflarken, bende köpeğe sesleniyorum, bize bakması için… Hiç oralı olmuyor… Yanına gidiyoruz.. İstemsiz olarak yüzünü çeviriyor.. Kalkıyor, önümüzden giderek sol tarafta küçük bir tepeye çıkıyor… Ben ise ona bir kez daha sesleniyorum.. Bir anda tüm dişlerini göstererek var gücü ile hırlıyor… Sanki karşısında ona zarar verecek bir kurt varmışçasına… Eşim panik halinde korku ile kaçınma davranışı gösteriyor… Dur diyorum olduğun yerde kal… Olduğu yerde ama korku dolu yüz ifadesi ile kalıyor… Hırlayan köpeğe dönüp onunkine yakın bir ses tonu ile “sen ne yapıyorsun, otur bakayım yerine “ diye bağırıyorum… Köpeğin hırlaması azalıyor ve kesiliyor… Sonra eşimi donup kaldığı yerden elinden tutup yolumuza devam ediyorum.. O sokaktan çıkıncaya kadar eşim korku içinde ve bu sokağa niye girdik ki, hem de köpeği görmemize rağmen, farkında değil misin havlamadı hırladı ! diyor…

 

Hikayeden hareketle; bilinçdışı duygu odaklı korku mekanizması aslında hırlayan bu köpeğe benzer... Normalde çok sakindir… Tıpkı bir çalar saatinin aynı saatte çalması gibi zaman ve ortam oluştuğunda beden üzerinde tepki oluşturur…

Üç şey yapılabilir;

1-      Kaçarız; köpek daha çok hırlayarak üstümüze gelir. ( Tedavi olmak istememe )

2-      Olduğumuz yerde eylemsiz kalırız; köpek her geçişde bize hırlar… ( Verilen ödevleri yapmama )

3-      Köpeğin üzerine kademeli gideriz; bilinçdışı tepkiyi ve korkuyu yeneriz.

 

3. maddeye aslında sistematik duyarsızlaştırma diyoruz. Hastamıza bu durumu benzer bir hikaye ile aktarabilirsek, hastamızın verilecek sistematik duyarsızlaştırma eğitiminde terapiye daha bağlı olduğunu ve karşılaşabileceği panik atak belirtilerini kontrol etmede daha başarılı olduğunu görebiliriz.