Blog





E-Bülten

Anket

  Sizce; zihne daha kısa ve kolay yoldan ulaşacak, daha etkili ve kalıcı terapi kuram ve yaklaşımlarına ihtiyaç var mı ?

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,67 TL
1 € = 4,31 TL
160861 Ziyaretçi

Bilişsel Çarptıma Yerine Algı Çarpıtması

BİLİŞSEL ÇARPITMA YERİNE NEDEN ALGI ÇARPITMASI ?

 

 

Bilişsel terapilerde, şemalardan da faydalanılarak, hatalı düşünce sistemlerinin yenileri ile değiştirilmesi esastır. Peki o zaman düşünce nedir ? Sözlerin akıl’da ( bilinç )  yoğunlaşması değil midir ? Sorun değil, problem çözmeye çalışan zihne ( bilinç ) sorun çözümünü göz ardı ederek problem çözmesi için yardım etmek ne kadar doğrudur ?

 

Bir OKB hastasından örnek verelim; evde ütüyü fişde bırakıp bırakmadığından emin olamayan hastaya bütün klasik terapilere rağmen çözüm bulamayınca terapistin, “ütüyüde yanında taşımalısın” önermesi ile evet hasta rahatlamıştır ama gittiği her yerde çantasının içinde ütüyü de gezdirmektedir. Bilinçdışı zihni ile sorunu çözemeyen hastaya, bilinçdışı zihni ile yaklaşamayan terapist, bilinçli zihni ile problem çözen bir yaklaşım sunmuştur.

 

Unutmayalım ki terapistler olarak problem değil, sorun çözebilmeliyiz.

 

Akıl karışmaya, karışıklık yaratmaya, korkmaya, tedirgin olmaya meyillidir. Karanlıkda giderken gördüğümüz bir çalı parçasını yılan sanabiliriz, bu bariz bir algı çarpıtmasıdır ve bu çarpıtmaya bağlı, korku ve endişe duyarız.

 

Sağ beyin kısmi işlevsiz kalsa ne olur ? Bir an için sorun çözemediğini düşünelim. Sağ pariatal lobu içine alan kısmi inmelerde ( felç ), “ihmal sendromu “ meydana gelir. Hasta sol yarısını algılayamaz. ( Bu durum ilginç olarak sol pariatal için geçerli değildir ) Böyle durumdaki bir hasta, makyaj yaparsa, yüzünün sadece sağ yarısını boyadığını ama sol yarısının soluk olduğunu gözlersiniz. Tabağındaki yemeğin sağ tarafını yediğini sol tarafını ise bıraktığı gözlemlenir. Dikkat yüzünün diğer yarısına, veya tabağın diğer yarısına dışarıdan biri tarafından çekilirse durumu algılar. Ayrıca bu hastalarda vücudun sağ tarafına yerleştirilen ve sol tarafını görmesini de sağlayacak açıda bulunan aynaya bakması istendiğinde sol yarıyı ihmal ve inkar edebilir. Bu kısmın kendisinin olmadığını, yakınının ya da farklı bir kişinin olduğunu dahi söyleyebilir. Aynanın karşısından aynaya yansıyan bir cisim gösterildiğinde cismi almak için sol tarafa değil, sağ eli ile aynanın içine uzanmaya çalışır veya sağ elini aynanın arkasına doğru yönlendirir.

 

Bu nasıl bir durumdur ki cismi aynanın içinde ya da arkasında aramaktadır ? Bunun yansıma olduğunun farkına varamamaktadır.  Dikkat ederseniz sağ beyin kısmi işlevsiz. Sorunu çözemiyor. Bilinç ise problem çözmeye kalkıyor. Ama cismi farklı yerlerde arayarak problemi çözemediği gibi daha büyük bir karışıklığa sebep oluyor. Aynı zamanda bilinç sol yarıyı inkar ederken, akıl tutulmaları, algı çarpıtmaları yaratarak kendisine ait olmadığını bir başka tanıdığının olduğunu da söyleyebilir. Burada yine gördüğümüz doğru ya da yanlış olsun, bilincin tutarlı ya da tutarsız önermelerle dengede kalma çabasını izleriz.

 

Aynı durum, sağ pariatali tutan migrenlerde de görülüyor.

 

İlginç bir anekdot olarak 2000 li yılların başında, dostum Tuncay ile beraber, yoğun bir eğitimin ardından ( ki bir gece önce de dvd çoğaltmak için kendisi uykusuz kalmıştı ) Bakırköy’e dönerken bir kavşakda aniden frene bastı. Ne olduğunu anlayamadım. Gülüyordu, korkma bir şey yok dedi. Dikiz aynasında, arkadan gelen aracı önden geliyormuş gibi algıladım…

 

Bir an için sağ kısmın işlevsizlikleri hayatımızı sorunlar yumağına çevirebilir. Sol kısım ise problem çözme becerisine rağmen  o nokta da işe yaramaz.

 

O halde terapide esas çıkış noktamız zihnin algı çarpıtmalarını düzenlemek olmalıdır.