Blog





E-Bülten

Anket

  Sizce; zihne daha kısa ve kolay yoldan ulaşacak, daha etkili ve kalıcı terapi kuram ve yaklaşımlarına ihtiyaç var mı ?

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,84 TL
1 € = 4,53 TL
164826 Ziyaretçi

Kısa Yoldan Zihni Değiştirmek Mümkün mü

KISA YOLDAN ZİHNİ DEĞİŞTİREBİLMEK MÜMKÜN MÜ ?

 

Kısa yoldan zihni etkilemenin yollarını ararken öncelikle zihnin bunu yaptığı/yapabildiği durumları incelemek ve örnek model olarak almamız gerekir. Bunu zihin doğal olarak başarıyorsa ve biz bunu yapmasını henüz bilemiyorsak o takdirde bu durum bizim ayıbımızdır.

Zihne; “ plasebo – hipnotik fenomenler – algı ” üçgeninde bakmamız gerekir mi ?

Biliyorsunuz ki, plasebo boş bir ilacın ya da durumun, zihinde ve bedende etkinlik telkini ya da algısı ile eyleme geçmesidir.  Hipnotik fenomenlerde aynı düzenekle çalışırlar. Çarpıtılmış algılarda aynı düzeneği kullanırlar.

Tüm bunlar zihin ve bedenin değişime ne kadar açık ve hevesli olduğunu gösteren bulgulardır. Değişimi gerçekleştirmeye hevesli olmayan aslında biz terapistleriz.

Elektronik bir cihaz aldığımızda çoğumuz cihazın kullanım kılavuzunu okumayız, her ne hikmetse kullanım kılavuzları oldukça karmaşık yazılır. Bunun yerine hemen kullanarak, deneyerek kısa sürede öğreniriz. Ve aslında bilim kuramların arasına sıkışmayacak kadar özgürdür. Bilimsel gelişmeler için kuramlar bilinmeli, zihin hazırlıklı olmalı ama asla kendi düşüncelerimiz ve hastaya yaklaşımımızda kuramların kafese içine girmemeliyiz. Özgün olma durumumuz ve özgürlüğümüz kısıtlanır. Dolayısıyla “A “ hastalığının kullanım kılavuzları oluşturmak ancak bizi mutlu eder. Çözüm olasılıklarımızı ise kısıtlar. Oysa gerçek bilim, balık avlamaya benzer.

Word’u açıp üzerinde yazı yazıyoruz ve dosyayı kapatıp, bilgisayarda depoluyoruz. Bu işlemi Windows denilen bir ara işlemci program ile kolayca yapıyoruz. Oysa Windows arka planda makina dili ile karmaşık işlemler yapıyor.  Yapılan bu karmaşık işlemleri anlamaya çalışmak bununla windows’u düzenleyebilmek zorlu bir iş. Belki de imkansız. İşte şu anki terapi yaklaşımları böyle. MS-DOS dili üzerinden işletim sistemine müdahale etmeye çalışıyor. Müdahale ettikçe Windows daha da afallıyor.

Unutmayalım ki genetik ve  içgüdüsel yazılımımız zaten yüklü durumda. ( Bilinçdışı ) Bunun doğal ayarları ile oynamak ne kadar doğru ?

O halde yapılması gereken Windows işletim sistemini düzenlemek. Gerekirse yeniden kurmak.

Beyinsel organik patolojiler varsa ; MS-DOS ‘ u da bozan, mikroişlemcilerde sorun söz konusu ise zaten bu nöropsikiyatrinin konusuna girmektedir.

Peki buraya nasıl geldik onu irdelemeye çalışalım;

Fantom ağrıları ve hayalet uzuvları duymuşsunuzdur. Kolu dirsek altından kesilen hastaların bir kısmında hala kesilen kolunda güçlü can sıkıcı ağrılar vardır. Ayrıca bu hastaların bir kısmında da hayali uzuvlar vardır. Zihin kolun orada olduğunu hissetmeye devam eder. Bu tamamen bir algı çarpıtmasıdır. Gerçeğe değil, kendi gerçekliğine inanır zihin.

Bu ağrılara sahip kişilerde hekimler çoğu şeyi denemelerine rağmen çaresizdirler. Güçlü ağrı kesiciler, sinir blokları, hatta sorunun dirsek civarında sonlanan sinir uçlarında olabilir görüşü içinde oldukları için dirsek üstünden kısım kısım ampute etmeyi bile denemişlerdir. İlginçtir ampute ettikçe sorun devam etmiştir. Bir hayalet uzuvla mücadele etmek zor olsa gerek onlar için..

Mademki zihin orada hale hayalet uzuv algılıyor  ve acısını hissediyor. O zaman günün birinde bir doktor çıkıyor ve bir deney yapıyor. Kutu içinde basit bir ayna düzeneği oluşturuyor. Ve bu düzenek ile bir yanılsama oluşturup kutunun içinde hayalet uzuvla sağlam uzvunun hareket ettirip birbirlerine dokunması algısı oluşturuyor. Bu tamamen bir yanılsama. Zaten fantom ağrı ve hayali uzuvda bir yanılsama, dikkat ederseniz. (Hipnotik fenomenlerde bir yanılsama – plasebo da öyle )

Sonuç ilginç; Çalışmalardan sonra hayalet uzuv kayboluyor ve  uzvun ağrısı da geçiyor.

Zihne iç ve dış girdiler ile veri geliyor. Tek ve doğru bir veri. Fakat farklı zihinler tarafından farklı algılanıyor. Algılanma şekline göre ruhsal hastalıkları oluşturuyor. O halde yapılması gereken bu algının değiştirilmesi değil mi ?

Otelin tüm katlarının tüm odalarını açacak olan anahtar “ ALGI  ” olmasın ?