Blog





E-Bülten

Anket

  Sizce; zihne daha kısa ve kolay yoldan ulaşacak, daha etkili ve kalıcı terapi kuram ve yaklaşımlarına ihtiyaç var mı ?

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,84 TL
1 € = 4,53 TL
164864 Ziyaretçi

Sol Yarı Küre, Beslenme ve Yeniden Yapılandırma

SOL YARI KÜRE YENİDEN NASIL YAPILANDIRILIR ?

 

Bu yapılandırmadan önce bilmemiz gerekenler var. Çoğu kere hasta terapiste başvurduğunda doğrudan sorununa odaklanıyoruz ve çeşitli terapi teknikleri ile tedaviye alıyoruz. Fiziksel ve beslenmeye ait yapıları göz ardı ederek. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki Türkiye bir güneş ülkesi olmasına rağmen ölçümlenen D vitamini düzeyleri  normal sınırın çok altında çıkmıştır. D vitamini eksikliğinin depresyon etyolojisinde rol oynadığı ayrıca D vitaminin tüm hücrelerin üzerinde reseptörü olduğu ve hücrenin genetik yapısı için önemli olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde bayan hastalarda kan değerleri ve demir depolarında da eksiklikler vardır. Ayrıca B kompleks vitaminlerinde de eksikler mevcuttur. Bu nedenle baktırabiliyorsak bu değerleri terapiye başlamadan önce görmeli ve eksikliklerini telafi etmeliyiz. Maddeleyecek olursak;

1-      Yaz dönemi hariç, 2 ayda bir D Vit 3 ampul, ayrıca güneşte en az günlük 20 şer dakikalık güneşlenmeler

2-      Depoları doldurmak için Bevitin C  tablet 3 x 1 olarak 2 ay yükleme dozu

3-      Omega 3 yağ dengesini sağlamak için, Marincap 500 akşamları 2 tablet, bir bardak su içine yarım ya da  bir limon sıkılarak C vitamini anti oksidanı ile yaşam boyu alınmalı.

4-      Beynimizin temiz ve ana jet yakıtı olan ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasına yardımcı hayvansal yağları; köy tereyağı, kuyruk yağı ve zeytin yağını da beslenmelere eklememiz gerekir.

5-      Köy kese yoğurdu, serbest dolaşan köy tavuk yumurtası, serbest dolaşan hayvan etleri ( koyun, keçi ) tercih edilmelidir

6-      Günde 3 – 4 gramı aşmayacak şekilde, kaya tuzu da beslenmeye eklenmelidir. Hücrelerin nörokimyasal iletişimi için kaliteli tuzun hayati önemi vardır. ( rafine tuz değil )

7-      Günde en az 60 dakikalık normal bir yürüyüş, beyine daha fazla kan gitmesini sağlarken, yeni kılcal damarların gelişmesini ve daha fazla kanın bölgeye ulaşmasını sağlar.

8-      Ekmek yerine ceviz, badem, fıstık, fındık gibi işlenmemiş kuruyemişler ile kayısı ve  erik kurusu tercih edilmelidir.

9-      Günlük 1 – 2 diş sarımsak

10- Günde  en az iki bardak kefir de beslnenmeye eklenmelidir.

Eskiden beynimizdeki  hücrelerin 3 yaşına kadar geliştiği sonra sabit kaldığı düşünülürdü. Oysa 3 yaşına kadar artan sinir ağı yapısı, 6 yaşına kadar fazlalıkları adeta sistem tarafından budanmaktadır. İkinci artış ergenlik döneminde olmakta 20 li yaşlara doğru da ikinci budama gerçekleşmektedir. İlerleyen yaşlarda ise öğrenme devam ettiği sürece sinir hücrelerinin birbirlerine olan bağ yapıları gelişmekte ve sayıları artmaktadır.

Kuramımızın temeli olan algı çarpıtmaları da aslında yanlış öğrenmeleri içermektedir. Dolayısıyla yanlış öğrenilen bilgi sinir hücresinde fiziki bağlantılar oluşturur. Terapide de yeni öğrenmeler gerçekleşirken yeni fiziki bağlantılar oluşur.

O halde terapide yeni fiziki bağlantıların oluşması için öncelikle biyolojik yapımız için gerekli olan yukarıdaki 10 ana maddeyi hastamıza anlatmak ve uygulamasını istemek gerekecektir.

 

Bu bilgiler ışığında sol yarıküreyi yeniden yapılandırmak için terapide;

 

1-      İnanç sistemini değiştirmek, ( SF deneyini anımsayın )

2-      Hipnoz altında lazonov tekniği ile algı çarpıtmalarını düzelten eğitim

3-      Bilinç düzeyinde eğitim ve modelleme

Yapılmalıdır.

Terapilerde içgörü kazandırma ya da gerçekle yüzleştirme eksik kalabilir. Nice hastalıklar ve hastalar vardır ki dirençleri nedeniyle bu teknikler işe yaramaz. Örneğin; Burger hastalığı, sigaraya bağlı damarlarda tıkanma ve gangren ile seyreder. Fakültede iken bir burger hastası ile vizitte şu konuşmaya şahit olmuştuk. “ Bak, maalesef sağ bacağını sigara yüzünden kaybettin ve ampute edildi. Şimdi ise sol bacağında da benzer belirtiler var ve hala sigara içiyorsun, neden ? ” Hasta, suskun, gerçekle yüzleşmesine rağmen zarar veren etkeni bırakamıyor. Aynı durumu sigara nedeniyle Akciğer kanseri olan hastalarda da görebiliyoruz.

İnanç sistemini değiştirmek, sf örneğinde olduğu gibi, ona yakın ya da daha güçlü bir inanç sistemi ile zihni yanıltmak ve yeniden modellemesine zemin hazırlamakla sağlanabilir.

Ayrıca inanç sistemi, terapistin karizma ve terapi konusundaki başarılarına da bağlıdır. Başarılarından dolayı hastaları tarafından şehir efsanesine dönüşen bir terapistin başarılı olma şansı yüksektir.

Terapide bir önemli nokta da hastanın hastalığını kabullenmesi, bunu bir sorun olarak görmesi ve çözüm için başkasının değil kendisinin arayış içinde olup adım atmasıdır.

Hastalığını sorun olarak görmüyorsa, terapide negatif düşüncelerle ( inanç )  terapistin yaklaşması işe yaramaz. Örneğin vajinismusda, “ Tedavi olmak istemiyorsun, başına geleceklerin farkında mısın, eşin seni boşayabilir, aile içi şiddet ve geçimsizlik artabilir, depresyon gelişebilir vs vs ” hastayı daha çok içine kapatır ve savunma mekanizmalarını pekiştirir. Bunun yerine pozitif inanç sistemi kullanılmalıdır. Örneğin, “Anne olacaksın, bebeğini kucağına alacaksın, eşin ve sen tam bir aile olurken, kadınlığını hissedeceksin, özgüvenin artacak, ayaklarının yere daha sağlam bastığını hissedeceksin vs vs ”

Pozitif inanç sisteminde aslında bir atasözümüze de göndermede bulunmak doğru olabilir; “ Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. ”   

Kuramımıza göre terapilerde sol ve sağ yarıküre için ağırlıklı olarak klinik hipnozu kullanmamızın ana nedeni ise; klinik hipnozun öğrenmeyi hızlandırması ve  adeta bir katalizör gibi görev almasıdır. Dirençleri de ortadan kadırmaktadır.

Kaynaklar; 1- Karatay Diyeti ile Yaşam Boyu Sağlık, Prof. Dr. Karatay, Hayy Kitapları

2- 7 den 70 Taş Devri Diyeti, Prof. Dr. Ahmet Aydın, Hayy Kitapları