Blog





E-Bülten

Anket

  Sizce; zihne daha kısa ve kolay yoldan ulaşacak, daha etkili ve kalıcı terapi kuram ve yaklaşımlarına ihtiyaç var mı ?

Sözlük

Döviz

1 $ = 3,84 TL
1 € = 4,53 TL
164851 Ziyaretçi

Zihin Neden Olumsuza Odaklanır ?

ZİHİN NEDEN OLUMSUZA ODAKLANIR ?

 

Normal çalışan bir zihin dahi her an olumsuzu düşünme ve odaklanma peşindedir. Ruhsal hastalıklarda ise olumsuz düşünme ve odaklanmanın daha kalıcı olduğunu adeta bir cam fanus gibi bireyi hapsettiğini görüyoruz. Öyle ki artık yaşamdaki hiçbir olumlu olayı dahi zihin görmemekte ve adeta kısır bir döngünün içine girmektedir.

Peki normal koşullarda zihin neden olumsuza odaklanma eğilimindedir ? Neden herkes polyanacılık oynayamayaz ? Bunu evrimsel bir varoluşla açıklamak doğru olabilir. İnsanoğlu dünyaya geldiği günden bu yana yaşayabilmek, barınabilmek, yemek ve üremek gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak ve sürdürebilmek için sürekli bir yarışma ve çaba içindedir.

Zihin ise en az enerji ile denge de kalma çabası verir. Bir komutanın söylediği gibi “ Zafer hazırlıklı zihinden yanadır. ” Zihnimizde o anda ve gelecekte olacaklara karşı senaryolar üretmek ve bu senaryolara göre tedbirler almak durumundadır ki olaylar karşısında zaferle çıkabilsin.

Evrimsel bir yetenek olan olumsuzu düşünmek, olumsuz olayı çözecek senaryolar üretmek ve olumsuz olayla karşılaşıldığında hazırlanan çözüm senaryosunu sahnelemek zihnimizin çalışma prensibidir.

Ruhsal olarak sağlıklı bireylerde de olumsuz düşünceler vardır, olumsuz düşüncelere ait çözüm senaryoları da zihin tarafından üretilir. Bu bir ruhsal hastalık başlangıcı değildir. Zihnin planlı programlı tatbikatlarıdır. Birey olumsuz düşüncelere sahip olmasına rağmen olumsuz düşünceler gerçekleştiğinde nasıl aşacağına ait eylemlerinde zihinde hazır olduğunun farkındadır. Bu nedenle bu olumsuz düşünceler ruhsal olarak sağlıklı bireyi çok etkilemez. Belki de birey, zihninin bu tatbikatlarından olayın farkındalığında ise hoşnut bile olabilir. Çünkü Akıllı bir Zeka problem çözen bir zeka değildir. Problemi bilinç çözer, benzer problemleri de bilgisayarlara yüklediğinizde makinalar çözer. Oysa önemli olan sorunu çözmektir ki bunu Akıllı Zeka ( Bilinçdışı ) gerçekleştirir. Bilgisayarlar ve makinalar sorunu çözme konusunda yetersiz kalırlar.

Bu temel prensip oldukça açık ve net iken, ruhsal hastalıklara sahip kişilerde ve hastalıklarının başlangıcında olumsuz düşünceler normal bireylerdeki gibi oluşmakta ancak bunu gerçek gibi algılamaktadırlar. ( Düşüncelerin görsel imgeler oluşturması nedeniyle ) Burada da algılamada bir bozukluk vardır. Ayrıca bu bireylerde olumsuz düşüncelere karşı ( bilinç ), çözüm senaryoları ya üretilememekte ya da üretilmesine rağmen ( Bilinçaltı ), bilincin aşırı ayrım ve muhakemesinden dolayı göz ardı edilmektedir.

Bir çok kitapta ve terapide karşılaştığımız olumlu düşünme öğretileri ve yaklaşımları da yetersiz kalır. Çünkü bu yaklaşımlar da bilinçli zihni eğitmeye ve düzenlemeye aittir. Bu yaklaşımlar olumsuz düşünce kısır döngüsüne girer kısır döngüyü kırması beklenirken onunla birlikte dönmeye devam ederler.

Evrende her şey zıddı ve zıtlar arasındaki denge ile vardır. Bilincin ve karmaşanın zıddı da Bilinçdışı ( Akıllı Zeka’dır ) .

Ruhsal hastalıklarda ve olumsuz düşüncelerde bilinç ve bilinçdışı arasındaki denge bozulur. Terapilerde bilince ait, algı çarpıtmalarından temizlenmiş yeni bir eğitim ve modelleme sunulurken bilinçdışına ait yapılarda desteklenmeli ve iki zıt arasında bir denge sağlanmalıdır.